Nasıl Güneşlenmeli?

, , Leave a comment

Yaz geldi, geçiyor bile. Herkes sahillere koşmak, bronzlaşmak, vücudunu sıcakla barıştırmak için can atıyor değil mi? Güneşe çoktan doyanlar olduğu gibi, biliyoruz ki henüz tatile çıkmayanlar da var. E, bir de Ramazan girdi araya, tatile gitmek için Ramazan’ın bitmesini bekleyenler de var. Bu yüzden güneşten göreceğimiz zararı nasıl en aza indirebileceğimiz bilgisi hala çok gerekli. O halde haydi gelin biraz güneşin sevmediğimiz yönünden bahsedelim: Kışın derimiz bizi soğuktan korumak için kalınlaşır. Yeni tabakalar oluşturur. Fakat havalar ısındığında bunlara artık ihtiyacımız kalmaz, ölü deri haline gelmişlerdir çünkü. Kese yaptığımızda bile kolayca dökülürler. Bu yüzden bu ölü deriden kurtulmadan güneşlendiğimizde, ne yazık ki hepsi aynı anda dökülmez ve pürüzsüz bir bronzluk yerine lekeli, benekli bir görünüme sahip oluruz. Tavsiyemiz, siz siz olun, keselenerek ya da peeling yaparak ölü derinizi döktüğünüzden emin olmadan güneşlenmeyin.

nasıl güneşlenmeli

nasıl güneşlenmeli

İkinci aşamamız ise güneş kremi seçimi. Güneş kremi alırken kesinlikle hem UVA hem UVB ışınlarından koruyup korumadığına dikkat edin. İkisi de güneşin ultraviyole ışınlarıdır ve zararlıdır. Mümkünse suya dayanıklı olmasını tercih edin. Ayrıca SPF yani güneşten koruma faktörü de önemlidir. Hassas ciltler için 50 faktörlü (SPFli), ortalama ciltler için 30 faktörlü, esmer ve güneşe karşı dayanıklı ciltler içinse daha düşük faktörlü ürünler kullanabilirsiniz. Örneğin Lancome’un şu güneş kremi, hassas bir cilt için tüm bu bahsettiğimiz ihtiyaçları rahatlıkla karşılayacaktır.

Üçüncü aşama ise kremin nasıl kullanılması gerektiği konusu. Diyelim sahilde uzandınız, yüzmüyorsunuz, bronzlaşmak gibi bir isteğiniz de yok. Sadece dalga sesleriyle rahatlamak, şehrin stresli hayatında edindiğiniz psikolojik toksinlerden kurtulmak istiyorsunuz. Kitabınızı okuyor, bulmacanızı çözüyor ya da sadece öylece uzanıyorsunuz. Rahatsınız çünkü üstünüzde sizi güneşe karşı koruyup kollayan bir şemsiye var. Yanmayacağınızı veya hiç zarar görmeyeceğinizi düşünüyorsunuz… Ama ne yazık ki yanılıyorsunuz.

Sudan ve kumdan yansıyan güneş ışınları, direk tepenizden gelmese bile size zarar verir. Hatta güneş o kadar güçlüdür ki, seyrek dokunmuş kumaşlarla yapılmış kıyafetlerin içinden geçip, sinsice size ulaşır. Bu nedenle mutlaka kreminizi sürmelisiniz ve 2 saatte bir yenilemelisiniz. Çünkü terledikçe ya da suya girip çıktıkça (suya dayanıklı bile olsa) krem etkisini kaybedecektir. Hatta sahile uzanmadan bir adım önce, güneşe çıkmadan önce kreminizi sürmelisiniz. Çünkü vücudun kremi özümsemek için zamana ihtiyacı vardır.

Ülkemizin içinde bulunduğu coğrafi koşullar sebebiyle aslında sadece yazın değil, yılın her döneminde güneş ışınlarından zarar görürüz. Evde, cam kenarında otururken bile etkilenebiliriz. Bu zararın illa ki yanmayla, soyulmayla sonuçlanacağını düşünmeyin. Anında fark edilmeyecek zararları da vardır güneş ışınlarının. Zamanla derinizde lekelenmeler görebilirsiniz. Hassas, açık renkli bir cildiniz varsa, cilt kanserine kadar götürebilecek zararlar görebilirsiniz. Bu nedenle özellikle güneşten koruyucu yüz kreminin her mevsim çantanızda yer almasını öneririz.

Daha önce de Panik Atak Belirtileri konusuna değinmiştik ona da bir gözatabilir, hakkında detaylı bilgiler alabilirsiniz.

197 kez okundu.

Paylaşın:
 

Leave a Reply

(*) Required, Your email will not be published